KULÜP

Hakkında Tarihçe Başkan Yönetim Kurulu Yetkili Birimler Denetim ve Haysiyet Kurulu Bilet Medyada Karabükspor ACIBADEM Sağlık Köşesi

 

ACIBADEM Sağlık Köşesi

Hem kadınlar hem erkekler için tehlike artıyor!

KEMİK ERİMESİNDEN KORUNMANIN 6 ETKİLİ YOLU

 

Kemik kültesinin azalması ile seyreden osteoporoz giderek yaygınlaşıyor. Günümüzde her 4 kadından ve her 8 erkekten birinde görülen osteoporoz; spordan uzak hareketsiz yaşam ve fast-food yeme alışkanlığının artmasına bağlı beslenme bozukluğu gibi nedenlerle son yıllarda daha sık görülür oldu. Acıbadem Bakırköy Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Özgür Çetik, kemik erimesinden korunmanın 6 etkili yolunu anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

 

·           Hareket edin, egzersiz yapın

Hareketsiz yaşam tarzının davetiye çıkardığı ciddi sorunlardan biri kemik erimesi yani osteoporoz. Oysa özellikle genç yaşlardan itibaren düzenli egzersiz yapma alışkanlığı edinmek, her gün düzenli olarak en az yarım saat tempolu yürümek kemik kaybına karşı son derece önemli rol oynuyor.

 

·           Kalsiyumdan zengin beslenin

Süt, yoğurt, kefir gibi kalsiyumdan zengin besinleri ihmal etmemek, düzenli olarak yeterince tüketmeye özen göstermek kemik erimesine karşı büyük fayda sağlıyor. Kefirin tek başına bile osteoporozu önlediğine dair bilimsel yayınlar mevcut. Kalsiyum alınması kemik yıkımını azaltırken, D vitamini de kalsiyumun emilimini artırıyor ve osteoporoza karşı koruyor.

 

·           Güneşten faydalanın

Özellikle Mayıs-Kasım ayları arasında saat 10:00-17:00 arası dönemde 15 dakika güneşte kalmak D vitamini yapımını sağlayarak osteoporozu önlemede etkili. Alınan D vitamininin aktifleşmesi için vücudun güneş görmesi gerekiyor. Evde pencerenizi açarak fırsat buldukça güneş ışınlarından faydalanmayı ihmal etmeyin. Pencerenin ardından gelen güneşin faydası olmadığından doğrudan temas önemli.

 

·           Alkol ve sigaradan kaçının

Osteoporozda risk faktörleri arasında alkol ve sigara önemli yer tutuyor. Alkol ve sigara kullanımından kaçınmak çok önemli. Özellikle sigara kullanımı ve sigara dumanına maruz kalarak pasif içici olmak kemik kaybını artırıyor. Ancak osteoporoz başlangıçta sinsi seyrettiğinden, kemiklerde kırıklar meydana gelinceye dek hiçbir belirti vermeyebiliyor.

 

·           Kafeinli ve gazlı içeceklerden uzak durun

Gazlı ve kafeinli içecekler ile aşırı tuz tüketimi de osteoporoza davetiye çıkarıyor. Kafein kalsiyum emilimini azaltarak kemik kaybına yol açtığından, kahve ve çayda aşırıya kaçmamak, gazlı içeceklerden kaçınmak gerekiyor. Aşırı tuz da vücutta kalsiyum kaybına, dolayısıyla kemik kaybına neden olduğundan günde 6 gramdan fazla tuz tüketmemek gerekiyor.

 

·           Aşırı protein tüketmeyin

Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Özgür Çetik “Protein kemikler için fayda sağlarken, aşırı protein tüketimi kemiklerde güç kaybına yol açtığından yüksek proteinli gıdalardan kaçınılmalıdır. Mevsim sebze ve meyvelerinin yeterince tüketilmesi ve su içmeye özen gösterilmesi gereklidir” diyor.

 

‘Kilo veremiyorum’ diyenler dikkat!

BU 3 NEDEN KİLO VERMEYİ ENGELLİYOR

 

Pek çok kişi aynı dertten mustarip! Ne yaparlarsa yapsınlar kilo veremiyor, aylarca diyet uygulamalarına rağmen fazla kilolarından kalıcı olarak kurtulmayı başaramıyorlar. Hal böyle olunca “Diyetimi aksatmadığım halde vücudum direnç gösteriyor” diyerek sineye çekiyor, aslında bunun altında kolayca çözülebilecek sorunların yattığını bilmeden çaresizce kabullenebiliyorlar! Acıbadem Bakırköy Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Olcay Barış “Bu durumda endokrinoloji uzmanına başvurmanızda fayda var. Çünkü tiroit hormonunuz yavaş çalışıyor, demir veya D vitamini eksikliği yaşıyor olabilirsiniz. Bu 3 neden vücudunuzun kilo vermeye karşı direnç göstermesine neden olan ama çözülebilen sorunlar. Düzenli ve tempolu yürüyüşü de ihmal etmediğinizde fazla kilolarınızdan kalıcı olarak kurtulabilirsiniz” diyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Olcay Barış, kilo vermenin önündeki 3 engeli anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

 

1.     Tiroit hormonunun yavaş çalışması

Ülkemizde en sık görülen metabolizma hastalıklarından biri hipotiroit her yaşta ortaya çıkabiliyor. Basit bir kan testiyle tanısı konulabilen tiroit hormonunun yavaş çalışması kilo verememenin yanı sıra birçok sorunu da beraberinde getirdiğinden tedavi edilmesi şart. Diyet tedavisinde ise; kan şekerini çabuk yükselten glisemik indeksi yüksek gıdaları beslenme düzeninden çıkartmak çok önemli. Beyaz ekmek, pirinç pilavı, patates, makarna, havuç, mısır, muz, incir, meyve suları gibi glisemik indeksi yüksek besinler ve içecekler beslenmenizde yer almamalı.

 

2.     Kansızlık

Ülkemizde özellikle üreme çağındaki kadınlarda çok sık görülen demir eksikliği kilo vermeyi güçleştiriyor. Halsizlik, çarpıntı, sinirlilik, üşüme ve sürekli uyku isteğine de yol açan demir eksikliği kan tahliliyle ortaya çıkıyor. Demirden zengin kırmızı et ve yumurta başta olmak üzere çekirdekli siyah üzüm, pekmez gibi besinleri mutlaka tüketin. C vitamini demir emilimini arttırdığı için yumurta ve kırmızı etin yanında bol yeşillik yiyin. Süt, yoğurt gibi kalsiyumdan zengin besinler demir emilimini azalttığından demir içeriği yüksek besinlerle birlikte tüketmeyin. Çay ve kahveyi yemeklerden en az bir saat sonra tüketin.

 

3.     D vitamini eksikliği

D vitamini yetersizliği çok ciddi sağlık sorunlarına yol açmasının yanı sıra; kilo vermeyi güçleştiriyor, kilo almayı ise kolaylaştırıyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Olcay Barış “Bir kişinin D vitamini ihtiyacının sadece yüzde 10’u besinler aracılığıyla sağlanabilmektedir. Kişinin vücudundaki D vitamininin yüzde 90-95’i güneş ışınlarının etkisi ile deride sentez edilir. D vitamininin en iyi kaynağı güneş olduğundan yazın olduğu gibi sonbahar ve kışın da güneşli anları kaçırmayıp 15-20 dakika koruyucu krem sürmeden güneşten faydalanmak gerekir” diyor. Yağda çözülen D vitamini için en iyi besinlerin başında ise balık yağı, ciğer, peynir ve yumurta sarısı geliyor.

 

Bu besinler hastalıklara karşı savunma kalkanı…

SONBAHARIN 10 ŞİFALI BESİNİ

 

Grip ve nezle dört bir yanda kol geziyor ancak bağışıklık sisteminizi güçlendirerek hastalıklara karşı önlem almak mümkün! Virüslere karşı vücut direncini artırmanın basit ama etkili önlemlerinin başında mevsim sebze ve meyvelerini tüketmek geliyor. Acıbadem Göktürk Tıp Merkezi ve Acıbadem Zekeriyaköy Tıp Merkezi Beslenme ve Diyet Uzmanı Müge Güzey Akansel, sonbaharla birlikte gelen mevsim meyve ve sebzelerinin bağışıklık sistemini kuvvetlendirmek için fırsat sunduğunu vurgularken, her biri hastalıklara karşı savunma kalkanı oluşturan o besinleri anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

 

·           Taze ceviz

Şimdi taze cevizin tam sırası. Sonbahar aylarında bol bol tüketilmesi gereken taze ceviz hem omega 3 hem de E vitamini içerdiği için çift etki ile bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Balık tüketmeyen kişiler ve vejetaryenler için iyi bir omega 3 ve protein kaynağı. 100g’ı 654 kalori olduğu için kilo vermek veya korumak amacında olanlar günde 3-4 adet cevizi geçmemeli.

 

·           Ispanak

C ve E vitamininden zengin olan ıspanak, lutein, zeaksantin, betakaroten ve glutatyon gibi bileşikleri içeren adeta bir antioksidan deposu. Kalp ve damar hastalıklarından kabızlığa, kanserden diyabete birçok hastalığa iyi gelen, hem su oranı yüksek hem de düşük kalorili bir sebze. Ispanak pürin bazından zengin olduğu için ürik asit yüksekliği olanlar veya gut hastaları kontrollü tüketmeli.

 

·           Bal kabağı

Sonbaharın şifalı besini bal kabağı, kendisine turuncu rengi veren ve güçlü bir antioksidan olan beta karoteni yüksek miktarda içeriyor. Antioksidan vitaminlerden C vitamini yönünden de zengin olan bal kabağı bu özellikleri ile bağışıklık sistemini güçlendiriyor, göz sağlığını koruyor ve kansere karşı vücudu savunuyor. Bal kabağı yüksek lif içeriğiyle kötü kolesterolü düşürürken, bağırsak hareketlerini düzenlemeye yardımcı oluyor. Antioksidan kapasitesi çok yüksek olan bu şifalı sebze aynı zamanda erken yaşlanmayı önlüyor.

 

·           Brokoli

Süper besinler listesinin başlarında yer alan brokolinin içeriğindeki yüksek miktarda C vitamini, karotenoid, sulforalen, quarcetin ve indol-3 carbinolle bağışıklık sistemini kuvvetlendiriyor. Sigara kullanan kişilerin artan C vitamini ihtiyacını karşılamada oldukça başarılı olabilen brokoli düşük kalorili olması nedeniyle rahatlıkla tüketilebilir. Tıpkı ıspanak gibi “pürin” bazından zengin olduğu için gut hastaları tüketim miktarı konusunda çok dikkatli olmalı.

 

·           Nar

Beslenme ve Diyet Uzmanı Müge Güzey Akansel, narın antioksidan kapasitesini kıpkırmızı rengiyle ortaya koyduğunu belirtirken “Bağışıklık sistemini kuvvetlendiren nar, idrar söktürücü etkisiyle de vücuttan toksinlerin atımını kolaylaştırıyor. Meyve olarak yenilebileceği gibi aroma vermek için salatalara eklenerek de tüketilebilir” diyor.

 

·           Kereviz

Yükek lifli yapısıyla tok kalmaya yardımcı olurken, idrar söktürücü etkisiyle ödem şikayetlerini azaltıyor, kabızlığı önlüyor. Bağışıklık sistemini kuvvetlendiren, kansere karşı koruyucu olan etkisini “apigenin ve luteolin” adlı flavonoidlerle sağlayan kereviz, potasyum içeriğiyle yüksek tansiyonu düşürmeye yardımcı oluyor. Kerevizi zeytinyağlı yemek şeklinde, salatasını yaparak ya da meyve ve yeşil sebzelerle birlikte blenderize ederek smoothie şeklinde tüketebilirsiniz.

 

·           Trabzon hurması

Trabzon hurması beta karoten ve C vitamini içeriğiyle kanserden koruyucu, bağışıklık sistemini kuvvetlendirici güçlü bir antioksidan deposu. Yüksek lif içeriğiyle kötü kolesterolü düşürüyor, kan basıncının kontrolüne yardımcı olarak kalp-damar hastalıklarından koruyor. Tatlı isteğini bastırmada da oldukça başarılı olan 1 orta boy Trabzon hurması 2 porsiyon meyveye denk geliyor. Diyette tatlı niyetine yarım Trabzon hurmasının üzerine 2-3 adet kırılmış ceviz ekleyip tarçın serperek muhteşem bir tatlı elde edebilirsiniz ya da kahvaltıda yoğurt ve yulafla beraber klasik kahvaltıya bir alternatif olarak tüketebilirsiniz.

 

·           Turunçgiller

Turunçgiller deyince kuşkusuz akla bağışıklık sisteminin bilinen koruyucusu C vitamini geliyor ancak turunçgillerin vitamin içeriği sadece C vitamini ile sınırlı değil. Diğer bir antioksidan vitamin olan A vitamininin ön maddesini (beta karoten) de içeriyor ve bu çifte vitamin sayesinde hem vücut direncini artırıyor hem de soğuk algınlığına karşı koruyor. Mandalina ve portakal gibi turunçgilleri suyunu sıkmak yerine meyve şeklinde tüketmek, kilo kontrolü ve kan şekerinin kontrolünü sağlamada yardımcı.

 

·           Turp

Güçlü antioksidan kapasiteye sahip olan turp idrar söktürücü etkisiyle toksin atımını sağlıyor, soğuk algınlığına karşı koruyor ve öksürüğün azalmasına yardımcı oluyor. Salatalarda ya da dilimler şeklinde atıştırmalık olarak ara öğünlerde rahatlıkla tüketilebilir. Üstelik düşük kalorili ve tokluk sağlamaya yardımcı.

·           Pırasa

Beslenme ve Diyet Uzmanı Müge Güzey Akansel, A ve C vitamininden zengin olan pırasanın bağışıklık sistemini kuvvetlendirici birçok bileşik içerdiğini belirterek “Pırasayı mevsiminde mutlaka tüketmek gerekir. Düşük kalorili bir sebze olduğu için zayıflama diyeti yapan kişiler için de sağlıklı bir alternatiftir” diyor.

 

 

 

KARDEMİR KARABÜKSPOR Kulübü Resmi İnternet Sitesi © Tüm hakları saklıdır. Sitedeki içerik izinsiz kullanılamaz.